Jim, öncelikle kuantum fiziğinin ünlü belirsizlik ilkesinin nasıl keşfedildiğini inceliyor. 20. yüzyılın ilk yarısındaki olağanüstü bilimsel yaratıcılık dönemine dalıyor. Bu dönemde, Albert Einstein, Max Planck ve Paul Dirac gibi dahiler sayesinde, kuantum mekaniğinin tuhaf yasaları ortaya çıkarıldı. Bunun bir sonucu olarak, atom altı ölçeklerdeki mikroskobik dünyada neler olup bittiğini kesin olarak bilmenin imkansız olduğu anlaşıldı. Bu da, boşluğun, yani hiçliğin, boş olmaktan çok, aslında enerjiyle dolu olduğu fikrine yol açtı. Filmin ikinci yarısında Jim, evrenimizin kökenlerini araştırıyor ve mikroskobik ile makroskobik arasında beklenmedik bir bağlantı keşfediyor; boşluğun enerji dalgalanmalarının, evrenimizi oluşturan galaksilerin tohumları olduğu ortaya çıkıyor.

