Ku Klux Klan, Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski terör örgütüdür.1865 yılında kurulan bu gizli yapılanma, on yıllar boyunca varlığını sürdürmüş ve her defasında küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır. Yaklaşık 150 yıldır kamuoyunun gündeminde yer alan Ku Klux Klan, nefret, ırkçılık ve dehşetle dolu uzun bir tarihe sahiptir. Bu acımasız geçmişin yarattığı karanlık miras, bugün hâlâ Amerika’nın üzerinde dolaşan bir gölge gibidir.
1865’te, Güneyli İç Savaş gazilerinden oluşan küçük bir grup gizli bir cemiyet kurdu: Ku Klux Klan. Çok kısa sürede Klan, yeni özgürlüklerine kavuşan siyah nüfus üzerinde bir terör rejimi kurdu. Cinayetler ve linçler sıradan hâle geldi. Washington’da Kongre, bu “görünmez imparatorluğa” karşı kapsamlı bir mücadele başlattı ve örgüt 1872 yılında resmen dağıtıldı.
Ancak Ku Klux Klan 1915 yılında, D. W. Griffith’in Bir Ulusun Doğuşu (The Birth of a Nation) adlı filminin etkisiyle yeniden ortaya çıktı. Yeni bir liderlik altında örgüt, büyük toplumsal dönüşümler yaşayan Amerika’ya uyum sağladı ve nefret ideolojisini daha da genişletti. KKK artık sadece siyahlara değil; göçmenlere, kent yaşamına, komünizme, Yahudilere ve Katoliklere karşı da düşmanlık besleyen bir yapıya dönüştü.
Bu dönemde neredeyse dört milyon Amerikalı, son derece etkili bir kitle baskı örgütüne dönüşen Ku Klux Klan’a katıldı. Ancak 1920’lerin sonunda patlak veren skandallar ve ekonomik kriz, hareketi ciddi biçimde zayıflattı. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ise Ku Klux Klan bir kez daha sahneden silindi.