İnsanlık tarihinin tozlu sayfalarını araladığınızda karşınıza çıkan ilk büyük devrim, Dicle ve Fırat nehirlerinin can verdiği bereketli Mezopotamya topraklarında gerçekleşti. “Medeniyetin Beşiği” olarak anılan Sümer medeniyeti, sadece bir imparatorluk değil; yazının, yasaların, matematiğin ve şehir hayatının ilk filizlendiği yerdi. Bu muhteşem belgesel, milattan binlerce yıl önce yaşamış bu dahi halkın, avcı-toplayıcı bir dünyadan organize bir topluma nasıl dönüştüğünü, ilk şehir devletlerini nasıl inşa ettiğini ve bugünkü modern yaşamımızın temellerini nasıl attığını büyüleyici bir görsellikle gözler önüne seriyor.
Sümerleri tarihteki diğer halklardan ayıran en büyük fark, onların teknoloji ve bilimde gösterdiği inanılmaz ilerlemeydi. Belgeselimiz; tekerleğin icadından, toprağı işleyen ilk sabana, suların yönünü değiştiren sulama kanallarından, bugünkü zaman ve açı birimlerimizin atası olan 60’lık sayı sistemine kadar pek çok teknik detayı derinlemesine inceliyor. Sumerlerin yıldızları gözlemleyerek oluşturdukları takvimler ve matematiği gündelik hayata entegre etme becerileri, antik dünyanın bilim merkezinin nasıl kurulduğunu kanıtlar nitelikte. Bu yolculukta, sadece bir tarihi değil, insan zekasının ilk büyük zaferini keşfedeceksiniz.
M.Ö. 3500 civarında çivi yazısının keşfiyle Sümerler, insanlığın kolektif hafızasını kayıt altına alan ilk uygarlık oldu. Tanıtım yazımızda ve belgesel içeriğimizde göreceğiniz üzere, kil tabletler üzerine nakşedilen bu işaretler sadece ticari kayıtlar değil; aynı zamanda aşkın, savaşın ve tanrıların hikayelerini anlatıyordu. Tarihin en eski yazılı eseri kabul edilen Gılgamış Destanı, insanın ölümsüzlük arayışını ve Sümer ruhunu bugüne taşıyan bir şaheserdir. Belgeselimiz, bu edebiyat harikalarını ve çivi yazısının deşifre edilme sürecini etkileyici bir anlatımla sunuyor.
Şehir planlamasının ve anıtsal mimarinin zirvesi olan Sümer şehir devletleri; Uruk, Ur ve Lagaş gibi merkezlerde hayat buluyordu. Belgeselin kalbinde yer alan ve gökyüzüne ulaşmaya çalışan o görkemli yapılar: Zigguratlar! Bu devasa tapınaklar hem bir yönetim merkezi hem de gökyüzü gözlemevi olarak hizmet veriyordu. Sumer sosyal hiyerarşisinin nasıl işlediğini, rahiplerin ve kralların toplum üzerindeki etkisini, Mezopotamya’nın sosyal dokusunu en ince ayrıntılarıyla inceleyen bu çalışma, sizi o devirlerin sokaklarında bir gezintiye çıkaracak.
Ancak her görkemli yükselişin bir inişi vardır. Sümer uygarlığının çöküşü sadece savaşlar ve istilalarla değil; aynı zamanda ekolojik bir dramla da yakından ilişkilidir. Toprağın aşırı sulanması sonucu tuzlanması ve tarımsal verimliliğin düşmesi, bir medeniyetin kendi kaynaklarını nasıl tükettiğinin erken bir uyarısıdır. Akad saldırılarından çevre felaketlerine kadar Sümerlerin neden yok olduğunu, o zengin mirasın kimlere devredildiğini ve bugün Elimizdeki pek çok geleneğin Sümer kökenli olduğunu bu belgeselle idrak edeceksiniz.
Gelin, medeniyetin köklerine giden bu eşsiz serüvende bizlere katılın. Mezopotamya’nın kumları altında yatan bu mucizevi tarihin sesi olun. Tarih kitaplarındaki kısa satırlardan çok daha fazlası olan Sümer medeniyetini; tüm sanatı, savaşı, acıları ve zaferleriyle birlikte keşfetme vakti. Bu video, geçmişten gelen çığlığın geleceğimize nasıl ışık tuttuğunu gösteren doyurucu bir kaynak ve görsel bir şölendir.
Yapım: The Entire History





